Üyelik Girişi
Saat

Dağlar Beni Çağırır

 

 

DAĞLAR BENİ ÇAĞIRIR

 

Gelin tacı gibi başında çamlar

Kekik kokan dağlar beni çağırır

Karlar eridikçe gözyaşı damlar

Mahzun akan dağlar beni çağırır

 

Mekân olur nice gönül erine

Bayılırım kardan küpelerine

Gelin tülü gibi tepelerine

Duman çöken dağlar beni çağırır

 

Sayısız dervişe çektirdi çile

Sinesine gömdü Ferhat’ı bile

Köroğlu’na olan hasreti ile

Yürek yakan dağlar beni çağırır

 

Sonradan görmeler olmuş sahibi

Yamaçlar işgalde oyulmuş dibi

GÜLünden ayrılmış bülbüller gibi

Hasret çeken dağlar beni çağırır

 

Gelincik benekli çiğdem süsüyle

İçime hüzünler salar sisiyle

Rüzgârda çamların iniltisiyle

Dertli bakan dağlar beni çağırır

 

Kış soğuğu yazın döner serine

Yeşili ilaçtır gözün ferine

Yokluğu bağrımın orta yerine

Hançer çakan dağlar beni çağırır

 

Kaderi karadır silgisizlikten

Yamaçları kel kel bilgisizlikten

Nankör insanlarca ilgisizlikten

Boyun büken dağlar beni çağırır

 

HİDDETÎ’yem nerde benim dağlarım

Hani bülbül öten GÜLlü bağlarım

Dert vurur gam yıkar gizli ağlarım

GÜL’e diken dağlar beni çağırır

 

FİKRET OĞUZTÜRK

 

 


Yorumlar - Yorum Yaz


Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam14
Toplam Ziyaret80395